7 Mart 2009 Cumartesi

Sizler(müslümanlar) bizim(nefisperestler) için varsınız yoksa yok olun.

Birinci Hatvede: فَلاَ تُزَكُّوا اَنْفُسَكُمْ âyeti işaret ettiği gibi: Tezkiye-i nefs etmemek.
Zira insan, cibilliyeti ve fıtratı hasebiyle nefsini sever
.
Belki evvelâ ve bizzât yalnız zâtını sever, başka herşeyi nefsine feda eder.
Mabud'a lâyık bir tarzda nefsini medheder.
Mabud'a lâyık bir tenzih ile nefsini meayibden tenzih ve tebrie eder.
Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez.
Nefsine perestiş eder tarzında şiddetle müdafaa eder.
Hattâ fıtratında tevdi edilen ve Mabud-u Hakikî'nin hamd ve tesbihi için ona verilen cihazat ve istidadı, kendi nefsine sarfederek مَنِ اتَّخَذَ اِلَهَهُ هَوَيهُ sırrına mazhar olur.
Kendini görür,
kendine güvenir,
kendini beğenir.


İşte şu mertebede, şu hatvede tezkiyesi, tathiri: Onu tezkiye etmemek, tebrie etmemektir.
(Sözler - 477)
Nefsinin arzusunu kedisine ma'bud edinip onun her emrine uyan kimse. (Furkan Sûresi: 43.)

Bu psikolojide olan bir insan yani nefsinin arzuları ile hareket eden ve her şeyi nefsi için değerlendiren nefsinin ayıplarını görmeyen ve nefsine bir nevi farazi rububiyet veren manasındaki insan;
Adeta nefsine tabi olmuş ne isterse yapıyor nefsini mabud ittihaz etmiş güzel bir şey yapsa kendini ödüllendiriyor




Bir cihet kaldı ki, en mühimi de odur ki, ey nefis!
Sen, muhabbetini kendi nefsine sarfediyorsun.
Sen, kendi nefsini kendine mabud ve mahbub yapıyorsun.
Herşeyi nefsine feda ediyorsun, âdeta bir nevi rububiyet veriyorsun.
Halbuki muhabbetin sebebi, ya kemaldir; zira kemal zâtında sevilir.
Yahut menfaattır, yahut lezzettir veyahut hayriyettir, ya bunlar gibi bir sebeb tahtında muhabbet edilir.
(Sözler - 359)

Hareket tarzıda ya menfaat ya lezzettir böyle bir insan da üçüncüsü yoktur.Çünkü kemalat ve hayriyet gibi değerleride kendi nefsine vermiştir onlarıda kendi nefsinden biliyor.

Lisanı haliyle derki;
Ey müslümanlar niye örtünüyorsunuz size bakıp lezzetlenemiyorum.Kendinizi muhafaza etmekle benim sizdeki menfaatlarımada engel oluyorsunuz öyleyse sizi sevmiyorum ve sizleri istemiyorum ila ahir

Felsefenin hâlis bir tilmizi, bir firavundur.
Fakat menfaati için en hasis şeye ibadet eden bir firavun-u zelildir.
Her menfaatli şeyi kendine "Rab" tanır.
Hem o dinsiz şakird, mütemerrid ve muanniddir.
Fakat bir lezzet için nihayet zilleti kabul eden miskin bir mütemerriddir.
Şeytan gibi şahısların, bir menfaat-ı hasise için ayağını öpmekle zillet gösterir denî bir muanniddir.
Hem o dinsiz şakird, cebbar bir mağrurdur.
Fakat kalbinde nokta-i istinad bulmadığı için zâtında gayet acz ile âciz bir cebbar-ı hodfüruştur.
Hem o şakird, menfaatperest hodendiştir ki;
gaye-i himmeti, nefs ve batnın ve fercin hevesatını tatmin ve menfaat-ı şahsiyesini, bazı menfaat-ı kavmiye içinde arayan dessas bir hodgâmdır.
(Sözler - 132)

Ne ağır ve ne güzel ifadeler

İşte müslümanlara yaşama hakkı tanımayan kişilerin tanımı.
Bunlara insaf bile denmez çünkü hayvan gibi kendi menfaat ve lezzetleri peşinde koşarlar hatta hayvandan daha aşağıda olurlar.Çünkü hayvanda akıl yok.

Neyse zaten ifadeler çok ağır devam etmeyelim sukut gerek...


Asya'nın ve Rumeli'nin köşelerinde medfun olan medeniyet-i kadîme hayata başlamış; menfaatini mazarrat-ı umumiyede arayan ve istibdadı arzu edenler
يَا لَيْتَنِى كُنْتُ تُرَابًا demeye başladılar.
(Tarihçe-i Hayat - 56)
1 "Ne olurdu, ben bir toprak olaydım!" Nebe' Sûresi: 78:40.
Yada keşke toprak olsaydık


mazarrat-ı umumiye;umumi zararlar

6 yorum:

by ene dedi ki...

Allah razı olsun..

Kandiliniz mübarek olsun.. Duanız yer alırsak bahtiyarız..

selamlar..

nurhanali dedi ki...

Üçüncü meyvesi: Onları yanımda -ya hakikaten veya hayalen- hazır edip beraber dergâh-ı İlahîye el açıp dua ederek ve Kur'anın hizmetine dair el-ele, kalb-kalbe verip gayet ciddî bir surette rabt-ı kalb etmektir. İşte kardeşlerim size şu üç meyve şimdiden hasıldır.

Said Nursî
(Barla Lahikası - 270)
Size üstadımızdan (inşallah) bir meyve ikram edeyim bilmukabele
Rabbim ebeden razı olsun

zehra fındıklı... dedi ki...

Ya da keşke bir kül olaydık... Rabbim razı olsun... bir de blog'da dinlenilen bu hoş ney ziyefeti için teşekkür eder, kandilinizi kutlarım...

nurhanali dedi ki...

Bilmukabele Allah razı olsun.

-mka- dedi ki...

Hayırlı kandiller..

Bugün ettiğiniz tüm duâlar(ınız) kabul olunsun, inşaallah..

-mka-

nurhanali dedi ki...

İnşallah Rabbim alem-i islam-ı müferrah etsin

Hakkımda

Fotoğrafım
taht-el Arz, bir menzil
Hem ben, madem bu asırda maddeten ve manen münferid yaşamağa ve hayat-ı içtimaiyeden çekilmeğe mecbur olmuşum; elbette hakkım yoktur ki, hayat-ı içtimaiyeyi geçirenler içinde tarihe binip istikbaldekilere görüneyim. (Emirdağ Lah.)